Tanzimat Sonrası Masonluk Dönemi.

TANZİMAT, HER NE KADAR "İSLÂM'I BATI MEDENİYETİ İLE BAĞDAŞTIRMA" ÇABASI GİBİ GÖSTERİLSE DE; "İSLÂM'IN DEVLETİ GERİ BIRAKTIĞI, BU YÜZDEN BATI ZİHNİYETİ İLE YER DEĞİŞTİRMESİ GEREKTİĞİ" İNANCI ÜZERİNE KURULMUŞTU. 

BU DA TABİİ, HALKIN BÜYÜK TEPKİSİNE YOL AÇIYORDU. HALK ARASINDA TANZİMAT, "GAVURA GAVUR DEMENİN YASAK OLDUĞU" FERMAN OLARAK NİTELENDİRİLMEKTEYDİ! 


SADECE MÜSLÜMANLARIN DEĞİL; MÜSLÜMAN BİR İDARE ALTINDA HUZUR İÇİNDE YAŞIYAN VE BATI'NIN KARANLIK YÜZÜNÜ BİLEN GAYRIMÜSLİMLERİN DAHİ BU GİDİŞE İTİRAZI VARDI. O YÜZDENDİR Kİ İSLÂMÎ ANLAYIŞTA YENİLİK İSTEYEN BAZI AYDIN KİŞİLER BİLE TOPLUM İÇİNDE MAKBUL ADDEDİLMİYORDU. HELE BUNLAR MASON OLDUĞU TAKDİRDE, DOĞRU DA SÖYLESELER, RAĞBET GÖRMÜYORLARDI... 1870'LERDE ADI DUYULMAYA BAŞLIYAN CEMALEDDİN AFGÂNÎ DE BUNLARDAN BİRİDİR. TESBİTLERİNİN ÇOĞU MASONİK İSE DE, BAZILARI YERİNDEDİR. TANZİMAT DÖNEMİNİN (1839-1856) GÖZDEN KAÇAN BİR ÖZELLİĞİ DE ALEVİ-BEKTAŞİ DÜŞMANLIĞININ İLK OLARAK DEVLET RİCÂLİ VE AYDIN KESİM ARASINDA YAYGINLAŞMASIDIR... BUNU TABİİ GÖRMEK GEREKİR. 1826'DA BEKTAŞİ YENİÇERİ OCAĞININ TOPA TUTULMASI, ÜLKE ÇAPINDA BİR YENİÇERİ AVININ BAŞLATILMASI, SİVİL BEKTAŞİLERİN DE ZULÜM GÖRMESİNE YOL AÇMIŞTI. 

BİZ, BORDEANO GİBİLERİNİN "MASONLUĞUN BEKTAŞİLİĞE BENZEDİĞİ" HUSUSUNDA YAZDIKLARINI, DERGÂH ÇEVRESİNDEN UZAK KALAN BEKTAŞİLERİ MASON LOCALARINDA TOPLAMAYA YÖNELİK BİR GİRİŞİM SAYARIZ... BU ARADA DÖNMELERİN DE, İÇİNE SIZDIKLARI BEKTAŞİLİK VE MELÂMİLİK GİBİ TARİKATLARI DEJENERE ETTİĞİNİ UNUTMAMAK GEREKİR. 
MASONLUĞUN 1730'LARDAN İTİBAREN OSMANLI TOPRAKLARINDA GÖRÜLMESİNE VE YAYILMASINA RAĞMEN, "MASON = BEKTAŞİ" EDEBİYATI 1850'LERDE BAŞLAR... ÇÜNKÜ MÜSLÜMANLAR ANCAK O TARİHTEN İTİBAREN LOCALARA YAYGIN OLARAK ALINIR VE LOCA AÇMAYA BAŞLARLAR. 


NE VAR Kİ, BEKTAŞİ DÜŞMANLIĞI, KIZILBAŞ İTHAMI, 1870'LERDE DAHİ YAYGINDIR. VE MASONLUĞA KIZANLAR BU BENZETMEDEN YARARLANARAK BEKTAŞİ MAHMUD NEDİM PAŞA'YA DA ÇATARLAR. 

NEDİM PAŞA, 1871'DE ÂLİ PAŞA'NIN ÖLÜMÜ ÜZERİNE SADRAZAM OLMUŞTU... KISA ZAMANDA YURT DIŞINDAKİ KAÇAK GENÇ OSMANLILAR İÇİN AF ÇIKARTIP, ONLARI GERİ ÇAĞIRDI. ANCAK SADRAZAMLIĞININ 17. GÜNÜNDE, ARALARINDA ŞİRVANÎZÂDE MEHMET RÜŞTÜ, YUSUF KÂMİL, MÜTERCİM RÜŞTÜ, SERASKER AVNİ PAŞA GİBİ ÜNLU İSİMLERİN VE MASONLARIN BULUNDUĞU PEK ÇOK KİŞİYİ GÖREVDEN ALDI, BAZISINI SÜRGÜNE GÖNDERDİ... MAHMUD NEDİM PAŞA'NIN GÖREVDEN ALDIĞI MASON HÜSEYİN AVNİ PAŞA, İNTİKAM DUYGUSU İLE İŞİ SULTAN ABDÜLAZİZ'İ KATLETMEYE KADAR VARDIRACAKTIR!. 

MAHMUD NEDİM PAŞA, DEDİKODU SEVMEKLE, VÜKELÂ ARASINA NİFAK VE FESAT SOKMAKLA, RÜŞVET ALMAKLA, KIZILBAŞLIKLA İTHAM EDİLMİŞTİR. BUNUN BİR SEBEBİ BEKTAŞİ OLMASI, DİĞERİ DE MASONLARLA UĞRAŞMASIDIR. ŞEYHÜLİSLAMLIĞA DA YİNE BEKTAŞİ OLAN BİRİNİ GETİRMİŞTİ. AŞAĞIDAKİ MISRALAR ONUN İÇİN YAZILMIŞTIR: 

FARMASONLUK KÜFRÜ TUTMUŞTU CİHANI BİR ZEMÂN,ŞİMDİ İDE ERKAN-I DEVLET OLDU HEP SÜRH-İ SERÂN! BÖYLE EVZAA NASIL SABREYLESİN İSLÂM OLAN? BİR KIZILBAŞ MÜRİDİ MÜFTÜ-İ İSLÂM ETTİLER, ÖYLE BİR ZINDIKA EHL-İ SÜNNETİ RÂM ETTİLER! 


10.5 AY SADARETTE KALAN NEDİM PAŞA, DAHA SONRA BATILILARIN BASKISIYLA GÖREVDEN ALINMIŞ, VE KASTAMONU'YA SÜRÜLMÜŞTÜR. YERİNE DE MASON MİTHAT PAŞA GETİRİLMİŞTİR. 








MAHMUD NEDİM PAŞA, KASTAMONU'DA İKİ AY KALDI. VALİ PERTEV PAŞA İLE BİRLİKTE BULUNDU. BU ZATIN YAZDIĞI "PERTEV PAŞA HABNÂMESİ" (1873) ADLI ESER, MASONLUĞUN İÇYÜZÜNÜ AÇIĞA VURAN BİR KİTAPTIR. HERHALDE MAHMUD NEDİM PAŞA'NIN DÜŞÜNCELERİNDEN DE YARARLANILMIŞTIR 


CEMALEDDİN AFGÂNÎ'YE GELİNCE, 1870 YILINDA İSTANBUL'DA DARÜLFÜNÛNUN (ÜNİVERSİTE) AÇILIŞINDA ÇOK TEPKİ ÇEKEN BİR KONUŞMA YAPMIŞTI... AFGÂNÎ PEYGAMBERLİĞİ "İÇTİMAÎ BİR SANAT VEYA MESLEK" OLARAK NİTELENDİRMİŞTİ!.. DARÜLFÜNÛN'UN BAŞINA DA, AVRUPA'DA ÇOK KALDIĞI İÇİN "MÖSYÖ" DİYE BİLİNEN HOCA TAHSİN GETİRİLMİŞTİ. 

İŞTE BU YÜZDEN DARÜLFÜNÛN BİR YIL SONRA KAPANDI. FİLİPELİ AHMET HALİL DE "SÜYÜF-UL KAVAT" ADLI BİR ESER YAZARAK MASON AFGÂNÎ'Yİ YERDEN YERE VURDU. 


AYNI GÜNLERDE, TÜRKİYE BÖLGE BÜYÜK LOCASI ÜSTADI JOHN P. BROWN, "DOĞU ÜLKELERİNİN ÖZEL DURUMU VE FARMASONLARIN NASIL DAVRANMASI GEREKTİĞİ" HUSUSUNDAKİ SÖZLERİ, İSTANBUL BASININDA YAYINLANDI. MASONLAR BUNA GÖRE DAVRANMAYA BAŞLADILAR. 

1871'DE İSTANBUL'A GELEN ESKİ İNGİLTERE BÜYÜKELÇİSİ MASON LORD BULWER, ELDE EDİLEN GELİŞMEDEN DUYDUĞU MEMNUNİYETİ YERLİ MASONLARA BİLDİRDİ. AYNI YIL, 1 TEMMUZ'DA YAHUDİLERİN ÇOĞUNLUKTA BULUNDUĞU HASKÖY'DE BİR MASON MABEDİNİN TEMELİ ATILDI. 

MASONLAR VE HIRİSTİYAN OKULLARIN ÖĞRENCİLERİ BU TÖRENE ÜNİFORMALARI İLE KATILDILAR!.. TIPKI 1990’LI YILLARDA BAZI TERÖR ÖRGÜTLERİNİN 1. MAYIS GÖSTERİLERİNE KIYTIRIK ÜNİFORMALAR GİYMİŞ SÖZDE ASKERÎ BİRLİKLER HALİNDE KATILMALARI GİBİ!.. HOŞ SAYILARI YÜZÜ BİLE ZOR BULUYORDU YA, NEYSE!.. 


YİNE DE OLAY KORKUNÇTU!.. TÜRK TOPRAĞINDA GAVURLAR İLÂHİLERLE MASON MABEDİ KURUYOR... ÖNCE İNGİLTERE KRALİÇESİNİN ADINI ANIYORDU, SONRA PADİŞAHIN!.. 

SONRA DA MASONLUĞUN "MİLLÎ" OLDUĞUNDAN DEM VURULUYORDU! 
O DÖNEMLERDE AVRUPA'DA, İNGİLTERE'DE BİLE BÖYLE AÇIK, ÜNİFORMALI MASON GÖSTERİSİ YOKTU! 



ZATEN MASONLAR HİÇ BİR ZAMAN ALENÎ BİR KURUM OLDUKLARINI İDDİA ETMEZLER... BU, SADECE BİZİM AVANAK MASONLARIMIZA MAHSUS BİR HUYDUR.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !